Ey Adem oğlu! Bulut, rüzgar, ay, güneş, felek işlerinde senin için çalışyorlar. Tâ ki, sen eline bir ekmek geçirebilmişsin onu gaflete yemeyesin. Allah (cc) Kendisine İbadet Etmesi İçin İnsanı Yaratmıştır. Her şey insana hizmet için yaratılmıştır. Akılla, hafıza ile, idare, keşif ve ve keşfetme kabiliyeti ile donatılmış insanın niçin yaratıldığını da Allah şöyle bildirir:  Ben cinleri ve insanları yalnız Bana ibâdet etsinler diye yarattım (Zariyat, 51/56)

 

 

YAZARLARGÜNDEMEKONOMİSPOREĞİTİMDÜNYAAİLE-SAĞLIKKÜLTÜRTEKNOLOJİFOTO GALERİWEB TVİLETİŞİMKÜNYE 
Geleceğin Dünyası: Dijital Çağ, Blockchain ve Bitcoin
Görünen o ki; dünyamız ve insanlık “Aydınlanma Çağı-Sanayi Devrimi” ismiyle 300 yıl süren bir dönemden sonra, belirgin bir şekilde “Dijital Çağ-Yeni Dünya Düzeni” hedefine doğru hızla savrulmaktadır.
İlhan Akkurt
04 Aralık 2018 Salı 17:49
83 okunma

Görünen o ki; dünyamız ve insanlık “Aydınlanma Çağı-Sanayi Devrimi” ismiyle 300 yıl süren bir dönemden sonra, belirgin bir şekilde “Dijital Çağ-Yeni Dünya Düzeni” hedefine doğru hızla savrulmaktadır. Küresel çapta kurgulanan İnternet, Google, Facebook, Whatsapp, Instagram, Twitter, Mail grupları, Blockchain gibi geliştirilen sosyal medya platformları, bütün insanlığı ve işlemlerimizi adeta küresel ağ gibi sarmaktadır. Bütün bu dijital teknolojiler kendiliğinden ortaya çıkmamakta ve bunların, ortak küresel bir aklın ürünü olduğu çok açıktır. Amaç, bütün insanlığı kontrol altına almak olduğu besbellidir. Artık kimsenin gizlisi saklısı kalmadı, bu gelişmelerle her insanın inancı, amacı bu adamların takibi altındadır. Bu gidişle görünüyor ki, küresel güçler insanların inancına, fikrine kültürüne, parasına, diline, değerlerine, aile, devlet ve vatandaşlık gibi her türlü   ilişkilerine yeni bir format atarak yeni bir dünya tasarımı hesapları var.

Mesela Çin’de Skaynet uygulamasında şu anda 170 milyon kamera var, yakında 400 milyona çıkartılacakmış. Herkes her yerde takip altında, aranan kişi artık ortalama 5 dakikada yüz tanıma sistemi ile anında bulunuyor. Öğrenciler sınıflarda takip ediliyor. Sosyal Kredi Sistemi ile yönetimin kurallarına uymayanlara, AVM gibi yerlere girememe, tatile gitmeme, düşük hızda internet kullanma ve gerektiğinde şehirden sürgün edilme gibi uygulamalar devreye girmeye başladı. Tamam, trafik kurallarına uyma zorunluluğu gibi şehirlerde düzenli bir hayat için bunlar olması gereken faydalı ve masum şeyler gibi görünebilir. Ancak insanların, bu gücü elinde bulunduranların istediği kurallara uymama, istediği düşünceyi benimsememe seçeneği ortadan kalktığı bir gerçek. Hal böyle olunca özgürlük, hakikati arama ve muhalefet hakkın elinden alınma çok yakında. Bu tehlikeli gidişle, kimliksiz Bitnation ile yeni dijital devletler, kripto paralar ile de vatandaşla devlet arasındaki bağı kopartıp, devletlerin içini boşaltma peşinde oldukları çok açıktır. Böylece milletin koruyucusu olan devletlerin kendi insanı yönlendirmesi, bu küresel güçlerin eline geçmektedir. Geçtiğimiz yıl ki Davos toplantısında “Yarının Kısa Tarihi-Homo Deus” kitabının yazarı İbrani Ünversitesi’nden Prof. Yuval Noah Hariri bu işlerin yapay zekaya doğru gittiğini ve bizleri gelecekte bu yapay zekaların yönlendireceğini anlatmıştı. İşin sonu her insana BİYOMETRİK ÇİP takılıp istedikleri gibi yönlendirmeye doğru gitmektedir. Çünkü bu dijital teknolojiler kendiliğinden gelişmiyor. Geliştiricileri var ve geliştiricilerin de bir hedefi ve inancı var. İncil’de Armagedon Savaşı’nın kehanetlerini anlatan Yuhanna’nın Vahyi bölümünün   13. bábın 11.-18. ifadelerinde şeytanın mührünü yani 666 kodunu taşımayan kimse alışveriş yapamayacak der. Ne gariptir ki,  internette her şey www ile açılmakta ve bu harflerin sayı toplamı 666 etmektedir. Yine alışverişte her ürün için kullanılan barkot sisteminin koyu üç çizgisi de 666 sayısıdır.

Hadi buyurun bunlarsız alışveriş veya internette bir iş yapın. Geçtiğimiz zaman diliminde FETÖ, Opus Dei, Moon Tarikatı vs gibi cemaatlerle insanlığı ve devletleri kontrol edenler işi çok daha garantiye almakta ve bu işi “DİJİTAL AĞLA” yapmayı planladıkları çok açıktır. Bilindiği gibi Arap Baharı, Turuncu Devrimleri, Gezi olayları hep bu yöntemle kurgulanmadı mı?

Blockchain-Bitchoin

21.asır Dijital Dünya Projesi, Blokchain teknolojisi bilinmeden dünyayı nelerin beklediği anlaşılamaz. Dijital olarak yapılandırılan Yeni Dünya Düzeni aslında Blockchain tabanlı bir dünya düzenidir. En kısa ifade ile, Blockchain şifrelenmiş işlem takibi sağlayan dağıtılmış veri kayıt sistemidir. Bir veritabanı değildir çünkü kaydedilen veri bir daha değiştirilemez veya silinemez. Blockchain ikili diyaloğun sağlandığı bir sisteme verilen isimdir. Sanal bir ödeme yöntemi olan Blockchain birbirine zincirler halinde bağlı olan ve takip edilip kırılamayan bir teknolojidir. Bu teknoloji, bir merkez üzerinden alışveriş yapma mantığının dışında ortaya çıkartılmış, alıcı ve satıcı arasında geçen, üçüncü bir muhataba gerek duymadan yapılan alışveriş sistemine denilmektedir. Blockchain’in verileri tutma mantığı eskiden bizim bakkalların veresiye defterleri ile biraz benzerlik gösteriyor. Bakkaldan yapılan alışveriş  hem alıcıdaki hem de bakkalın defterine yazılırdı. Amaç bakkal bizden habersiz deftere bir şey yazmamasıdır.

İşte blockchain’deki dağıtılmış ifadesi de kayıtlara izinsiz bir şeyin girmesini önlemektir. Böylece kimse kendi kafasına göre kayıtlara bir ilave eksiltme yapamaz. Eğer herhangi biri kendi defterinde diğerlerinin onayı olmadan bir şey eklemeye kalkarsa, diğer defterlerle çatışacağı için ağ dışında kalacaktır. Böylece Blockchain değiştirilemez ve manipüle edilemez kayıtlar tutmamızı sağlar ve hackerların verebileceği zarar önlenmiştir. Bu teknolojiyi bu kadar büyük yapan asıl olay ise merkezi bir otoriteye ihtiyaç duymamasıdır. İşte bu işi asıl önemli yapan püf noktası da burasıdır. Yani devlete gerek yok. Devletin kayıtları silinebilir ama burada kayıt silinmez, denetlenebilir. Devleti yönetenlerin bu yeni durumu çok iyi analiz edip ona göre strateji geliştirmesi gerekir. Küreselcilerin planladığı Tek Dünya Devleti Projesi, New World Order (Yeni Dünya Düzeni) ile asıl amaç, vatandaşları devletlerinden kopartıp Blockchain’e entegre ederek, devletlerin etkisinden kurtarmak ve diledikleri gibi yön vermektir.

Blockchain ile dünyaya yeni bir yaşam, kazanma, harcama, evlenme ve sonsuz özgürlük vaad edilmektedir. Her geçen gün istesek te istemesek te çocuk ile aile, devlet ile vatandaş, insan ile toprak, insan ile ruhu arasındaki bağı kopartıp, zihinlere yeni bir format atarak yeni kavramlarla yeni bir insanlık yeni bir dünya ve yeni bir din kurma peşindeler. En önemli şey olan para sorun değil Blockchain tabanlı Bitcoin, Ethereum, Ripple, Litecoin, IOTA, Neo gibi dijital paralar var. Her geçen gün yenileri çıkıyor. Şu anda dünyada 1.000 civarında coin ve altcoin, on binlerce markette satılmaktadır. Coinmarketcap.com, yaklaşık 800 coin ve yaklaşık 5.000 marketi izlemektedir. Yakında sayıları 10 bine yaklaşır. Günde ortalama 100 bin kişi Blockchain’e kayıt yaptırıp dijital dünya vatandaşı oluyor. Coinmarketcap.com verilerine göre, toplamda 1.000 önemli piyasaların (coin exchange marketleri) verileri baz alındığında piyasa hacmi 100 Milyar doları bulmuş durumda. Günlük işlem hacmi ise ortalama yaklaşık 3 Milyar dolar seviyesine çıkmıştır.

Bitcoin

 Bitcoin ilk defa ortaya çıkmış dijital-sanal paranın ismidir. Bitcoin, ilk 2009 Ocak’ta kim olduğu hala bilinmeyen Japon Satoshi Nakamoto tarafından duyuruldu. Bitcoin merkezi bir otoritesi olmayan, arkasında Blockchain teknolojisini kullanan ilk ve en popüler dijital para birimidir. Bitcoin’de yapılan tüm işlemler Bitcoin’in Blockchain’i üzerinde tutulur ve tamamen halka açıktır. Yani isterseniz siz de Bitcoinin Blockchain veritabanını indirebilir ve bugüne kadar yapılmış tüm işlemleri görebilirsiniz. Bitcoin kuralları gereği 21 milyon ile sınırlandırılmıştır ve yaklaşık 16 milyonu üretilmiştir. Şu an istendiğinde nakit para çevrilebilmektedir. İlk defa küreselcilerin The Economist Dergisi’nin 1988 yılındaki kapağında “Tek Dünya Parasına Hazır Olun” logosuyla duyurulmuştu. Hem de üzerindeki tarih olarak 2018 yazmaktaydı.

Efsanevi Anka kuşunun ayakları altında kağıt paralar yanıp yok oluyor. Boynunda 2018 yazılı bir metal para var.

Dijital Dünyada kontrol edilmeyen herhangi bir eylem yoktur. Yaptıkları hamleye bakın. Devletler merkez bankalarını bunların elinden ve doların hâkimiyetinden kurtarmayı konuşurken, paranın yüzde yüzünün kontrolü devletlerden dijital dünya kurgucularına geçiyor. Dijital Dünya Sisteminin, Blockchain ve Dijital paraların arkasında , Cashless society (Nakitsiz Toplum), Rothschild’lerin identity.foundation  (merkezilesmeden cikarilmis kimlik vakfı), id2020.org , Carnegie foundation ve Rothschild foundation, Rockafeller vs var. Adamlar tek dünya devletini çoktan kurdu ve Bitnation.com sitesiyle yeni dijital devletçikler projesini başlatıp, yeni vatandaşlık tanımıyla çalışmaya çoktan başladı. İnsana istediği dijital devlette vatandaşlık alma hakkı verilmeye başlandı. Sitenin altına bakın destekleyen küreselci şirketler görülmektedir. Bitcoin ilk çıktığında 0.1 dolardan çok daha düşük fiyata alınabiliyorken daha sonra 15 bin dolar kadar çıktı. Bu günlerde 1 Bitcoin 4.030 dolar ve 21.447 TL den işlem görmektedir. Blockchain’e yani dijital dünya vatandaşlığına geçiş önemli bir sayıya geldiğinde kağıt paralar kalkar. Bu süreçte dijital paralar kazandırır. Hangi paralar en son noktada geçerli olur diye düşünmeye gerek yok, küreselciler hangilerini isterse onlar ayakta kalır.

Evet önümüzdeki zaman diliminde insanlığı ve dünyayı bekleyen yeni çağ işte böyle şekillendirilmektedir. Devlet olarak bu gidişatı oturup seyredersek başımıza neler geleceği çok açık görülmektedir. Bu gidişle insanlık gelecekte bu güçlerin bir kulu, kölesi olmaya mahkûmdur. Eğer geleceğimiz olan çocuklarımızı, gençlerimizi yani dünyamızı bu Kabalist,  ezotorik inançlı Lufiserci  küreselcilere kaptırmak istemiyorsak, ülke olarak sosyologları, psikologları, düşünürleri toplayıp,  dijital dünyayı masaya yatırıp bir yol haritası belirlemesi gerekir. Deccal beklemeye gerek yok, tek gözlü deccal çoktan işe başladı bile.

 

 

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...
...